AK Parti'nin Konyalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Kurum, bugün İstanbul'da Konyalılarla buluştu.

İstanbul'daki Konyalılar'ın yoğun katılım gösterdiği toplantıda Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş ve Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca'nın da aralarında bulunduğu çok sayıda isim Murat Kurum'u yalnız bırakmadı.

Kürsüye, katılımcıların yoğun sevgi gösterisiyle çıkan İBB İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum'a Bozkır Belediye Başkanı Sadettin Saygı da eşlik etti.
 

Coşkulu karşılama sonrası Murat Kurum konuşmasına başladı.

İBB İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum'un konuşmasından öne çıkanlar şunlar:

"Konyalılar bugün bir kez daha göstermiştir ki; Konya, tarihtir. Konya kültürdür. Konya kardeşliktir, bu milletin ruh köküdür. Selçuklu başkenti Konya’mız; geçmişten günümüze kadar bünyesindeki mirası ve zengin kültürü İstanbul başta olmak üzere tüm Anadolu’ya taşımıştır.

Biz, dünyanın dört bir yanında yaşayan milyonlarca Konyalı olarak; her zaman Hazreti Mevlana’nın “birlik olun” çağrısına kulak verdik. Ve nerede olursak olalım daima muhteşem bir aile olmayı başardık.

Çünkü Sadrettin Konevi hazretleri bize aile olmayı emretti. Çünkü Hacıveyiszade ve Tahir Büyükkörükçü hocamız bize bunu öğütledi. Ladikli Ahmet Ağamız gibi bütün dünyada Konyalılar bu şuurla yürüdü.

Ve Hazreti Mevlana’nın torunları olarak; nereye gidersek gidelim, hangi coğrafyada olursak olalım Konya’mızın zengin kültürünü, medeniyetimizin kadim değerlerini en güçlü şekilde yaşatmanın gayreti içerisinde olduk.
Bugün de Fatih’in emaneti İstanbul’umuz; 200 binin üzerinde Konyalı kardeşimize, sizlere ev sahipliği yapıyor. Kadim başkentlerimiz; Konya’mız ve İstanbul’umuz arasında muazzam bir gönül bağı vardır, sarsılmaz bir gönül köprüsü vardır. Öyle ki bu aziz şehir, hepimize yuva oldu! Soframızdaki ekmeğe vesile oldu! Evlatlarımızın geleceğe güvenle bakmasına imkân sağladı! Huzurlu bir hayat iklimi sundu.

İşte bugün de Konya’nın bir evladı olan bu kardeşiniz, İstanbul’a olan borcumuzu, ahdimizi, vefamızı ortaya koymak için; bu şehrin 39 ilçesinde, 964 mahallesinde arkadaşlarıyla, hemşerileriyle birlikte koşuyor, çabalıyor, gayret ediyor.

Ben bu yolda bana yol arkadaşlığı yapan, yalnız bırakmayan siz kıymetli hemşerilerimin her birine teşekkür ediyor, şükranlarımı sunuyorum.

Biz bugün değil, 30 yıldır İstanbul’umuzu dev eserlerimizle ihya ediyoruz. Anadolu’daki ilk başkentimiz Selçuklu’nun kalbi Konya’mızı da 100 yıl yaşayacak çalışmalarımızla istikbale taşıyoruz.

Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde; Konya’mızın da her karışını tıpkı ecdadımızın yaptığı gibi ihya ediyoruz. Bugün Konya’mıza gidecek her bir kardeşimizi çok daha başka bir Konya karşılıyor.

Konya’mıza giden her bir misafirimiz; bin yıllık Selçuklu mirası Alâaddin Caddesi’nde yürürken o eski görüntü kirliliğinin ortadan kalktığını görüyor.
Sokak güzelleştirme projemizle tarihi siluetine yeniden kavuştuğuna şahitlik ediyor. Konyalıların millet bahçesinde neşeyle dolaştığını görüyor.

Ardıçlı’da sosyal konutları, yeşil alanları ve camileriyle, Konya’da yepyeni bir şehrin yükseldiğini görüyor. Beyşehir Gölü’nün ne kadar berrak, ne kadar temiz olduğunu görüyor. Akşehir’de tarihi evlerimizin çok daha güzel bir hale geldiğine şahitlik ediyor.

Mevlana’ya giden herkesi Selçuklu eserleriyle donatılmış muhteşem bir meydan ve çarşı karşılıyor.

Yine Konya Sıfır Atık Sanayi Sitemize gittiğinde, esnafımızın çok daha güzel, çok daha konforlu bir ortamda çalıştığını görüyor.

İşte biz tüm bunları sizin için yaptık, Konya’mız için yaptık, Konya’mızın yarınları için yaptık.

Gençlerimiz, annelerimiz, yavrularımız için yaptık! Konya’mızı güzelleştirmeye, geleceğe taşımaya devam edeceğiz. Çünkü vefalı insanların yurdu Konya buna değer. Selçuklu’nun başkenti buna değer. Mevlana’nın torunları buna değer.

Burası İstanbul! Fatih’in gözbebeği İstanbul’umuzun yedi tepesinden baktığınızda Sultan Alaaddin’in hayalini görürsünüz. Kapu Camii’nden Süleymaniye’ye, Sultan Selim Camii’nden Çamlıca Camii’ne kadar uzanan şanlı bir mazinin, kutlu bir istikbalin izlerini görürsünüz. İstanbul’umuz hem mazimizin hem de istikbalimizin şehridir. Ama bugün İstanbul’umuz artık alarm vermektedir.

İstanbul’un, İstanbulluların beceriksizliğe, liyakatsizliğe, ihmalkarlığa dayanacak gücü kalmamıştır, tahammülü kalmamıştır.

Bu yüzden milletimiz; 31 Mart’ta eser siyasetiyle mazeret siyaseti arasında tarihi bir tercih yapacak.

Bu seçimde; ya sağlıksız binalarda deprem korkusuyla beklemeyi ya da kentsel dönüşümle huzur içinde yaşamayı seçeceğiz.

Bu seçimde; ya 5 yılda 5 bin konut bile dönüştüremeyenleri ya da asrın felaketinde 3 ayda 180 bin konutun temelini atanları seçeceğiz.

Bu seçimde; ya milletin kaynaklarını çarçur edenleri ya da bizim gibi İstanbul’a her alanda 350 milyar lira yatırım yapanları seçeceğiz.

Bu seçimde ya İstanbul’un bütçesini kendi için harcayanları ya da kenti için, şehri için harcayanları seçeceğiz.

TOKİ EREĞLİDE ARSA SATACAK TOKİ EREĞLİDE ARSA SATACAK

Ben inanıyorum ki; İstanbullular 5 yıldır çektikleri çileyi de göz önünde bulundurarak; hizmetin ve eserin adresi olan AK Parti’mizi ve Cumhur İttifakı’mızı seçecektir.

İstanbul'a ilgisi olmayan, yarı zamanlı belediyecilik yapan, sosyal medya belediyeciliği yapan bir başkan var. Bu başkana diyoruz ki '31 Mart’a az kaldı. 31 Mart’ta seni süresiz tatile göndereceğiz."

"31 Mart’ta İstanbullular sandıkta sana ve senin zihniyetine öyle bir cevap verecekler ki ne olduğunu şaşıracaksın." diyen Kurum, şöyle devam etti:

"Bundan sonra artık tatile mi gidersin, kayağa mı gidersin, başka emeller peşinde mi koşarsın... Gider CHP'nin eş başkanı mı olursun veya yol yürüdüğün şimdiki eş başkanı da arkadan hançerler misin, onu sen bilirsin. Senin yaptığını 5 yıldır bütün Türkiye görüyor. Sen yol yürüdüğün tüm arkadaşlarını yolda bıraktın. 'Abim' dediğin genel başkanını kongrede saf dışı bırakabilmek için İstanbul'un kaynaklarını harcadın."

Kurum, İBB'nin kaynaklarının israf edildiğini belirterek, "İstanbul’un kaynağını çalıyorlar. İstanbul’un parasını başka emelleri için harcıyorlar ama az kaldı. 30 gün sonra o harcadığınız, israf ettiğiniz tüm kaynakların hesabını Saraçhane'ye gelip bir bir sizden soracağız." ifadelerini kullandı.

Editör: Emrah Çakıcı